Şekersiz Tatlı Olur mu?

admin 22 Ocak 2012 Şekersiz Tatlı Olur mu? için yorumlar kapalı
Şekersiz Tatlı Olur mu?

Üç beyazsız yemek kitabı “Beyaz Unsuz Şekersiz Hamur İşleri” günlük hayatta yediğimiz poğaça, börek gibi hamur işlerinin en sağlıklı tariflerini verdi. Şeker yerine hangi doğal yiyecekleri kullanabileceğimizi yazdı. Kitaptan, şekerin alternatifleri ve şekersiz hazırlanan “tatlı” tarifleri…
Hem şekersiz, hem de tatlı tarifler.Beyaz Unsuz Şekersiz Hamur İşleri kitabından:
“Şekerin sağlıklı alternatifleri
Pekmezin Yararları:Çok iyi bir enerji kaynağı olmasının yanı sıra, pek çok değerli mineral içerir. Daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğumuz kış aylarında tahin-pekmez yeriz. Hastalara, hamile ve emzikli annelere, kansızlık çekenlere, sporculara, ağır fiziksel iş yapanlara ve çocuklara bol pekmez yemeleri önerilir. Ülkemizde yoğun olarak görülen demir eksikliğine karşı kullanılabilecek en doğal gıdadır ve çok iyi bir kalsiyum, demir, potasyum, magnezyum ve krom kaynağıdır.
Bal ve Sağlık:İlaç niyetine de yenilen bu değerli gıda bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcıdır, besleyicidir. Potasyum ve formik asit içeriği ile antiseptiktir. Yaraların üzerine sürülür, iyileşmeyi hızlandırır. Polenlerin toplandığı çiçek türüne bağlı olarak kalsiyum, demir, fosfor, magnezyum, iyot, potasyum, manganez, çinko, silisyum, krom gibi mineraller ve A, B1, B2, E, K vitaminleri içerir.
Bal çeşitlerinin renkleri krem renginden koyu kahveye kadar geniş bir yelpazededir. Koyu renkli balların kalsiyum, demir ve manganez iın kalsiyum, demir ve manganez içerikleri açık renklilere oranla daha yüksektir.
Kendi yaşadığımız bölgenin çiçeklerinden yapılmış balı yersek yaşadığımız bölgede yer alan alerji yapabilecek polen ve diğer tozlara karşı korunmuş oluruz çünkü bal o çevrenin alerjenlerine karşı panzehir görevi görür. Sabahları uyanınca 1 bardak ılık su ve biraz limon suyu (veya elma sirkesi) ile 1 tatlı kaşığı bal yenilmesi güne zinde başlamanızı sağlar. (Bal 1 yaşını geçmiş olanlar için şifalıdır. Botulizm hastalığına sebep olmaması için 1 yaşını bitirmeden bebeklere verilmez.)
Balın 85 derecenin üzerinde ısıtılması tavsiye edilmez. Isıtılan balın yapısının değişime uğradığı ve vücutta toksinler üretebileceği söylenmekte. Balı mümkün olduğu kadar ısıtmadan, pişirmeden, çiğ olarak tüketmek daha şifalıdır.
Filtre edilmemiş veya içine şeker katılmamış gerçek balın maliyeti yüksek. Bir arının, bütün ömrü boyunca ancak 1 tatlı kaşığı bal yaptığını öğrendikten sonra değerini daha da çok hissetmeye başladım. Bal, dünya üzerinde bozulmayan nadide yiyeceklerden biridir; aktarlar toz haline getirdikleri şifalı bitki karışımlarını bal ile karıştırıp kavanozlara doldururlar. Balın görüntüsü değişip kristalize olabilir, sıcak suyun içinde hafifçe ısıtılmasıyla tekrar eski kıvamına kavuşur.
Balın iyisi ısıtılmamış (çiğ) ve filtre edilmemiş olandır. Görünümü ne kadar bulanıksa o kadar makbuldür. Berraklaşması için filtre edilen ballar bulanıklığı veren ve besleyici değeri sağlayan polenlerini yitirmiş olur.
Kuru meyveler:Hurma, üzüm, incir, dut gibi meyveler tazeyken de tatlıdır ama kurutulduklarında suları buharlaştığı için daha da tatlı gelirler. Bu meyveleri çok ince doğrayarak kek ve kurabiyelerinizi tatlandırmak için kullanabilirsiniz.
Meyveler, özellikle tazeyken çok şifalıdır. Sindirim esnasında ortaya çıkan veya hava-su kirliliği, zirai ilaçlar nedeniyle maruz kaldığımız toksinler ve zehirli asitler meyvelerde bulunan doğal asitlerin (malik, sitrik, tartarik, vb. asitler) yardımıyla vücudumuzdan atılır. Ayrıca meyveler vitamin, mineral, lif bakımından da zengindir.
Meyveler konserve edildiklerinde veya işlendiklerinde bu koruyucu özelliklerini kaybederler. Kurutulduklarında ise, C vitamini dışında çoğu besleyici değerlerini korurlar. Kuru meyvelerde meyveyi kendi haline bırakmayıp “böceklenmesin diye” sülfürle işleme tabi tutmak maalesef yaygın bir uygulama… Sülfür, kuru meyvelerde rengin canlı bir tonda kalmasını sağlıyor. Meyvenin daha fazla su tutmasına ve dolayısıyla meyve parasına daha fazla su satılmasına imkan verdiği için ticari olarak daha çok tercih ediliyor. Oysa sülfürle işlenmiş meyveleri yemek böbreklere zarar verebilir. Kuru meyve satın alırken doğal yollarla kurutulmuş olanlarını bulmaya çalışın. Böceklerin bile yemediği şeyleri biz neden yiyelim ki?Kuru meyveler dışında şeker kamışı suyu, çeşitli tatlı meyvelerin suları, öğütülmüş hurma, akçaağaç şurubu da doğal tatlandırıcılar olarak kullanılabiliyor.

Comments are closed.